Hesap Oluştur

*

*

*

*

*

*

Şifremi Unutuum

*

Günümüzde kalp hastalıkları, diyabet, obezite, bazı kanser türleri ve osteoporoz gibi pek çok ciddi hastalıkların giderek yaygınlaşmasının temelinde, çocukluktan itibaren başlayan yanlış beslenme alışkanlıkları yer almaktadır. Yüksek yağ içerikli öğünler, büyüyen porsiyonlar, yetersiz posa tüketimi, saflaştırılmış besinler, basit şeker kullanımı gibi nedenlerden dolayı sağlıksız nesiller yetişmektedir.  

Ülkemizde genel nüfusun yaklaşık % 16’sını büyüme gelişme çağı olan 12-18 yaş grubu gençler oluşturmaktadır. Bu dönem ergenlik dönemi adı verilmektedir   Ergenlik çağının en önemli özellikleri, hızlı büyüme, fizyolojik, ruhsal ve sosyal yönden gelişme ve değişmedir. Bu gelişme ve değişmeler, gencin düşüncelerini, çalışma durumunu, davranış ve alışkanlıklarını olumsuz şekilde etkileyebilir. Önceden, bu çağdaki değişikliklere uygun biçimde hazırlanmış olan çocuklar ergenlik dönemine daha kolay uyum sağlarlar. Bu dönemin özellikleri, gencin beslenme düzenine ve alışkanlıklarına da yansır.  

Ergenlik çağında gözlenen başlıca değişiklikler şunlardır:  

Add a comment

Yaşamın ilk birkaç yılı, sağlığın temellerinin atıldığı son derece önemli bir dönemdir. Bu kritik dönemde bebeklerin yaşaması ve sağlıklı büyüme ve gelişmelerinde yeterli ve dengeli beslenme belli başlı etmenlerden birisi, belki de en önemlisidir. Kişinin temel ihtiyaçlarından birisi olan beslenme; büyüme, gelişme ve sağlığın korunmasındaki en önemli faktördür.

  0 – 6 aylık bebeklerin, sadece anne sütü ile beslenmesine “doğal beslenme” denir. Doğal beslenme ilk 4 – 6 aylık bebekler için en iyi beslenme şeklidir. 6 aydan büyük bebeklerde (bazen 4. aydan sonra) anne sütü tek başına yeterli olmaz. Bu nedenle diyete daha katı besinleri eklemek gerekir.

Add a comment

Bu çağ 1-5 yaş arasını kapsamaktadır. Bir yaşına gelen bir çocuk her türlü besine alıştırılmış olmakta ve aile ile birlikte sofraya oturmaktadır. Bu yaştaki çocukların günlük enerji ve besin öğeleri ihtiyacı çocuğun yaşına göre değişmekle birlikte aşağıdaki besin grupları ile karşılanmalıdır.  

Tablo 1. Okul Öncesi Çağı Çocuklar İçin Önerilen Günlük Besin Miktarları  

Add a comment

  ERGENLİKTE BESLENME

Çocukluktan yetişkinliğe geçişte büyümenin en hızlı gerçekleştiği 12-18 yaş arası ergenlik dönemi olarak adlandırılmaktadır. Bu dönemde bedenen, ruhen ve sosyal açıdan pek çok değişiklik görülmektedir. Cinsiyet hormonlarının artışıyla birlikte vücut şeklinde değişiklikler meydana gelir. Kız çocukların göğüs ve kalça bölgeleri belirginleşirken erkeklerin kalçası küçülür, gövde bölgesi genişler ve vücut daha az yağlı bir görünüm alır. Ergenlik çağında hızlı büyümeye paralel olarak vücudun ihtiyacı olan enerji ve besin öğeleri miktarı da artar.  

ERGENLİK DÖNEMİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Kızlarda Kansızlık (Anemi)

Bu dönemde kız çocukları adet görmeye (menstrüasyon / regl ) başladıkları için kan kaybıyla birlikte kansızlık sorunu yaşamakta, demir ihtiyaçları artmaktadır. Demir eksikliği anemisi zaman zaman ciddi boyutlarda olabileceği için mutlaka önlem alınmalıdır.

Add a comment

    Bu yaştaki çocukların günde 3 ana öğün yemek yemesi çok önemlidir. Yemek aralarında özellikle ikindide süt, meyve veya meyve suyu verilebilir. Yemek aralarında şekerlemeler, pasta, bisküvi veya kurabiye verilmesi gereksizdir. Bu besinler, çocuğun normal besin gereksinimini karşılamasını engellediği gibi diş çürümelerine de yol açabilir.  

Ailenin dengeli ve yeterli beslenme düzeni varsa, çocuk için özel besin hazırlamak gerekmeyebilir. Bu çağda çocuk yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığını kazanmış olmalıdır.   Çocuğun düzenli yemek yeme alışkanlığı kazanmasında ailenin tutumu önemlidir. Çocuğun yediklerini, başka çocukların yedikleriyle kıyaslamak ve az yedi diye zorlamak doğru değildir. Çocuğun gereksinimini ne olduğu bilinip ona göre yedirilmelidir. Çocuğun yeterli beslenip beslenmediği, büyüme ve gelişme durumundan anlaşıldığına göre normal büyüyen bir çocuğun yediğini yeterli görmeyip daha fazlasını yemesini istemek doğru değildir. Her çocuğun metabolizma hızı kendine özgüdür. Bu bakımdan büyüme durumu çocuk beslenmesinde rehber alınmalıdır.  

Çocuğun bu çağda özellikle 2. yaşta yemek yememesinin bir nedeni de daha önce alıştırılmamış olmasındandır. Zamanında ek besinlere başlamamış çocukların 2. yaşta yeteri kadar besin almalarında güçlükler olabilir. Bu çocuklar genellikle malnütrisyonludurlar. Çeşitli besinlere azar azar yavaş yavaş alıştırılmaları gerekebilir. Alıştırma döneminden sonra günlük gereksinimler tam olarak karşılanır.   2.yılın yarılarında çocuk kendi kendine yemek yemek için büyük istek duyar.

Add a comment

  Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlık raporunda şişmanlık, “vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunu” olarak tanımlanmaktadır. Aşırı besin alımı, yetersiz fiziksel aktivite, kalıtım, nöroendokrin etmenler, psikolojik sorunlar, cinsiyet, eğitim düzeyi, evlilik, doğum sayısı, sigarayı bırakma, alkol kullanımı gibi faktörlere bağlı olarak gelişen şişmanlık tek başına olduğu gibi komplikasyonları ile de yaşam süresini kısaltan ve yaşam kalitesini düşüren ciddi bir hastalıktır.  

Komplikasyonları arasında ilk akla gelenler: Kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, şeker hastalığı, bazı kanser türleri, solunum rahatsızlıkları, karaciğer yağlanması, safra kesesi hastalıkları, eklem hastalıkları, adet düzensizlikleri, kısırlık... şeklinde sıralanabilir.  

Son yıllarda önemli halk sağlığı sorunlarından biri olarak kabul edilen obezite, sıklıkla çocukluk (sıklıkla 5-6 yaşlarında) ya da adolesan dönemde başlamaktadır. Çocukluk döneminde obezite oluşumunda bir çok faktör rol oynamaktadır. Obezite çeşitli fizyolojik ve psikolojik sorunlarla da ilişkilidir.

Yapılan çalışmalar, Türkiye’de obezitenin henüz öncelikli olmamakla birlikte önemli bir sorun olduğunu göstermektedir. Sağlığın geliştirilmesinde önerilen sağlıklı yaşam tarzı yaklaşımı, obezitenin önlenmesinde de yer almaktadır. Çocukların yaşam tarzında bir iyileştirme yapılmadığı takdirde obezite, yakın gelecekte en akut halk sağlığı sorunu haline gelecektir. Çünkü çocukluk çağında yağ hücrelerinin sayısı; erişkin dönemde ise hacmi artmaktadır. Bu da ilerleyen süreçte kişiyi geri dönüşü olmayan bir yola sürüklemektedir. Gelişmekte olan ülkelerde, özellikle şehirlerde yaşayan çocuklarda obezite alarm verecek şekilde giderek artmaktadır. Dünyadaki 5-17 yaş grubundaki 155 milyon çocuk kilolu. Bunların yüzde 2-3’ü, yani yaklaşık 30-45 milyonunda ise ciddi obezite var.

Add a comment
TOP